17 Yaşında Bir Kız Çocuğundan Kim Korkar?

Bu ülkede yaşayan 70 milyonun birbirini boğazlayacak kadar sorunlu olanları şöyle bir kenara ayrılsın.

 

[Örneğin ben  bu ülkede yaşayan hiç kimseyi  boğazlamak niyetinde olmayan bir kişiyim. Öfkemin kabardığı, aklımı devreye sokamadığım “an”lar olmuyor değil. Tecavüzcüler, teröristler, fuhuş organizatörleri  vs.’yi fütursuzca faaliyetteyken muttali olduğum anlardan bir kısmıdır bu anlar.Ama şükür ki öfkeyi kontrol edecek mekanizmalarımız var. Öfkemizin enerjisini aklımızın, zihnimizin kararlılığına tahvil etmeyi başarıyoruz.]

 

Geriye kalanlar: sağcı, solcu, ortayolcu, sünni, alevi, demokrat, anarşist, reformist, liberal, devletçi, sosyal adaletçi, dindar, dinsiz, feminist, hümanist, batıcı, doğucu, millici, evrenselci, kara kaşlı, mavi gözlü, Türk olmayı bir ırktan olmak bilenler, Türk Milletini 1000 yıllık bir aile görenler, vatandaşlar, kamu görevlileri, polisler, jandarmalar, sokak satıcıları, sanayiciler….

 

Hangimiz diğerimizin aynısı?

Hiçbirimiz birbirimizin aynısı değiliz.

 

Öyleyse farklılıklarımızı koruyarak yaşama imkanımız var mı?

Benim cevabım: Var.

 

Benim gibi, tadat edilecek ortak değerlerde sebat etmekle ve haricindeki konularda adını demokrasi, insan hakları, uzlaşma, hoşgörü, erdem vs. benzeri adlarda kendimizce kodladığımız formüllerle bir arada  yaşamayı mümkün  kılacak araçlarla bunu başarabileceğimize dair çok fikir sahibi var bu ülkede.

 

Bu görüşümü açık etmeye çalışmamın sebebi gündemdeki son vukuat.

 

Bir kaymakam ve bir binbaşının tavrı memleketi gerecek boyutlara ulaşabiliyor.

Kaymakam dediğinden bin tane, binbaşı dediğinden de bir o kadar var bu memlekette.

Sorun bu memurların şahsi fikirleri değil, bu memurlarda tezahür eden zihniyet.

 

Bu zihniyet, neyi başarmak istiyor?

 

Her memur, elindeki yetkiyi kendi gibi olmayanlar üzerinde baskı, cebir aracı olarak kullanacaksa, memlekette  “bir kısım memurlar ile millet” arasında, her an şahısları aşan bir kurum-halk çatışmasını fitilleyecek fütursuzluk cüreti gösterecekse orada durup iki kere düşünmek gerekiyor.

 

Sizin gibi olmayanlardan ne bekliyorsunuz?

Sinmeleri, korkmaları, seslerini çıkarmamaları ile yetinecek misiniz?

Yarın,  ben esasen senin yaşamandan da rahatsızım ve bunu hall-edeceğim mi diyeceksiniz?

 

Peki ya sizin gibi düşünmeyen güç sahiplerini kim  ikna edecek?

Sizin gibi düşünmeyenler ellerinde kılıç-kalkan olmadan sizinle bir arada yaşamanın imkanını yok mu sayacaklar?


Bu sorulara benim gibi düşünenlerin cevabını millet her gün her dakika veriyor.

İş,  17 yaşındaki bir kız çocuğu üzerinden güç ispatlamaya çalışan zihniyetin bu soruları görüp görmediği.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 22/1/2008
    Konu: 17 Yaşında Bir Kız Çocuğundan Kim Korkar?
    Türk Irkı, Türk Milleti, Bu Kendini Bilmez Kişinin Yazılarıyla Aklınızın Bulandırılmasına İzin Vermeyin. kendisini alevi olarak bir ırk şeklinde görebiliyorken, kürtü bir ırk olarak görebiliyorken, TÜRK Irkını "Türk olmayı bir ırktan olmak bilenler" şeklinde tanımlayan bir şahıs var karşınızda.

    TÜRK olduğunu bilen TÜRK Genci: Bu Sayfalarda Kafanızı Saptırılmış bir takım yazılar ile karıştırmayın. TÜRK olmak herkese nasib olmaz. TÜRK oğlu, TÜRK kızı duruşuyla, konuşmasıyla, görüntüsüyle TÜRKİYE'nin özü olmasıyla eşsizdir, benzersizdir. Aklınızı Doğru Şekilde Yönlendirmek İçin Bulabildiğiniz En Eski Tarih Kitaplarını Okuyun. TÜRK Dedelerinizi, ninelerinizi Dinleyin. Gerçekleri Olduğu Gibi Öğrenin. Bilirsiniz ki ATATÜRK bile bunun aksini söylememiştir ve savunmamıştır.

    ATATÜRK'ten TÜRK ırkı ve TÜRK'lük üzerine Bir kaç örnek söz;

    Milletim Türk, Vatanım Türkiye, Ülküm Türklüktür.
    M.KEMAL ATATÜRK

    Bu memleket tarihte Türktü, halde Türktür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.
    M.KEMAL ATATÜRK - 1923

    Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
    M.KEMAL ATATÜRK - 1930

    Türk'e ev ve bark olan her yer sağlığın, temizliğin güzelliğin, modern kültürün örneği olacaktır.
    M.KEMAL ATATÜRK - 1935

    Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir.
    Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen gerçek,
    insanlığı şaşırtacak bir nitelik alır.
    M.KEMAL ATATÜRK - 1933

    Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz.
    Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur.
    Bu topluluğun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa o topluluğa dayanan cumhuriyet de kuvvetli olur.
    M.KEMAL ATATÜRK - 1926

    Beyninizin böyle yazılar ile yıkanmasına izin vermeyin TÜRK Gençleri. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ün de söylediği ve savunduğu gibi;

    TÜRK'ün özü TÜRK'tür. TÜRKİYE'nin özü TÜRK'tür. TÜRK MİLLETİ'nin özü TÜRK'tür.

    Bağlantı »

Yorum yaz!