Sivil Ergenekon'un Hedefinde Bahçeli var
28 Şubat’ın mimarı sivil Ergenekon,Türkiye’nin normalleşmesinden şiddetle rahatsız.
Türkiye’nin belini büken , kangrene dönüşen rahatsızlıklarının tedavi olmasını, iyileşmesini, normalleşmesini hazmedemiyor.
Türkiye’nin hasta olarak bırakılmasının en büyük aracı : “başörtüsü yasağı”.
Öyle bir yöntem ki, bu yasakla 70 milyon adeta felç ediliyor:
1-Bu yasağın doğrudan mağduru olan binlerce genç kızımız dışlanmışlık, geleceksizlik, devlete güvensizlikle yüz yüze bırakılıyor,
2-Bu yasağın anlamsızlığı yüzünden geniş halk kesimleri hukuk-siyaset-yaşam ilişkisini kavramaktan uzakta tutuluyor, kitlelerin zekası köreltiliyor.
3-Bu yasağın ürettiği rantı kullanan kesimler yasağın savunucusu haline getiriliyor ve bu kesim mantıksız argümanlar geliştirerek kendi saygınlıklarını yitiriyorlar.
4-Bu yasak farklı kurumlarda, vatandaşlar arasında ayrımcılık üretilmesine vesile oluyor. Örneğin sürücü sınavlarında başörtüsü yasağı getirilmeye kalkışılmıştı da Ecevit’in bir gazete beyanatıyla bu anlamsız ayrımcılık kaldırılmıştı.
5-Siyaset, medya, bilim adamları, sokak yıollardır bu yasağın anlamsızlığı etrafında dönüp duruyor.
6-Bu yasağı savunanlar da karşı olanlar da “bu yasağı tartışmanın bir şeyleri örttüğünü” söylüyorlar, ama yine de tartışmaya devam ediyorlar.
7-Yasakçıların çürümeyen, mantığını koruyan hiçbir argümanı, iddiası kalmadı. Artık aynı sözlerin 1000. tekrarını dinliyoruz ama hiç kimse yorulmuyor.
Bu salakça tartışmaya ayırdığımız zamanı, enerjiyi, mürekkebi, dijital alanı vs. milletimizin örneğin nasıl daha sağlıklı besleniriz sorusuna harcasaydık, bugün dünyanın en sağlıklı toplumu olurduk.
İşte bu hengame de MHP ve Lideri Bahçeli, milli duyarlılığın, milletini, devletini parti çıkarlarından üstün tutmanın bir örneğini sergileyerek bir adım attı: bu salakça yasağı ortadan kaldırmanın bir formülünü üretti.
Bahçeli’nin milletimizin kaderine el koyduğu anlardan biri idi, bu an.
İşte ne olduysa o anda oldu.
Bahçeli, 28 Şubatçı sivil Ergenekon’un hedef tahtasına yerleştirildi.
Bir kısmı doğrudan cepheden saldırmayı denedi. Bahçeli’ye sövdü saydı (bkz. cumhuriyetçiler, hürriyetçiler).
Bir kısmı Bahçeli’nin yumuşak karnını yakaladılar ve oradan vuruyorlar: Akparti ile mutabakat imzalayanların sonu ne olur sorusunu gündemde tutuyorlar(bkz. chp).
Bahçeli’nin milli iradeyi beyan babında yaptığı çıkışı sabote etmeye çalışan en sinsi tavır ise 28 Şubat 2008 itibariyle devreye sokuldu:
Hedef: başörtüsü yasağını bertaraf etmeye yeltenen Bahçeli yaptığına pişman edilecek;
Yöntem: onun rahatsızlık duyduğu alanlar tahrik edilecek. Bu iğrenç yasağın milletin ayağını dolayan bir illüzyon olduğu unutturulacak, mesele AKP’nin meselesi haline getirilecek. AKP’nin tercihleri ön plana çıkarılacak, MHP’ye cepheden saldırılmayacak, ortak düşmanda birleşilecek. Böylece Bahçeli ve MHP, bu yolda hata yaptığını fark edip özgürlüğe sırtını dönecek.
Sivil Ergenekon’un YÖK Başkanında odaklanmasının izahı budur.
Başörtüsü yasağı bu yılanın beslendiği en büyük yalaktır. Bu yalak kurutulduğunda yılan iyice zayıflayacak, millet biraz kafasını kaldırabilecektir.
Dayan Bahçeli, dayan hemşerim.
0 yorum yazılmıştır